'Enflasyon oranının kalıcı şekilde...'

'ENFLASYON ORANININ KALICI ŞEKİLDE...'

Merkez Bankası Başkan Erdem Başçı, 'TCMB 83. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda konuştu.

Tarih : 09 Nisan 2015, 16:18
Puan Ver : 'enflasyon Oranının Kalıcı Şekilde...'(10/10)6


Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 'Enflasyon oranının kalıcı şekilde düşük olmasının büyüme üzerinde olumlu etkisi bulunduğunu Türkiye ekonomisinde görüyoruz' dedi.

Merkez Bankası Başkan Erdem Başçı, 'TCMB 83. Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda konuştu. Türkiye ekonomisinin 2001 yılından sonraki yıllarda yaşadığı yılların, enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarı açısından değerlendirildiğinde 'ekonominin düşen enflasyon sürecinde bulunduğunu' söyleyen Başçı, 'Tüketici Fiyatları Enflasyonunun 2002 yılının Ocak ayındaki yüzde 73 düzeyinden 2012 yılı sonunda son 44 yılın en düşük seviyesi olarak yüzde 6,2 değerine kadar gerilemiş olduğunu hatırlatmak isterim. Enflasyonun tepe noktalarının 73.1, 33.4, 12 civarında iki defa tepe yaptı, enflasyon daha sonra 10, 11 arasında iki defa tepe noktaya geldi. En son geçtiğimiz yıl tepe nokta olarak 9,7'yi gördü. Şu anki seviyesi de 7,6 altı. Burada önemli olan her bir tepe noktanın bir önceki tepeden daha da aşağıda oluşması. Bunun için de Merkez Bankası gereken tedbirleri gereken zamanda alıyor, diğer kurumların da desteğiyle' ifadelerini kullandı.



'ENFLASYON ORANININ KALICI ŞEKİLDE DÜŞÜK OLMASI BÜYÜMEYİ DE OLUMLU ETKİLİYOR'

Enflasyonu etkileyen içi ve dış tedbirleri anlatan Başçı, 'Akademik literatürdeki enflasyon oranının kalıcı şekilde düşük olmasının büyüme üzerinde olumlu etkisi bulunduğunu Türkiye ekonomisinde de görüyoruz. Nitekim başta maliye, finansal sektör ve para politikaları olmak üzere birçok alanda gerçekleştirilen reformlar ve sürdürülen mali disiplin ile birlikte düşen enflasyon döneminde Türkiye'de göreli kişi başı reel gelir önemli ölçüde artmıştır. Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle karşılaştırdığımızda kişi başı Türkiye'de ortalama gelir satın alma gücü paritesine göre Avrupa'nın 3'te biri civarındayken 1990'lı yıllarda, bugün geldiğimiz noktada yüzde 50'sinin üzerinde. Yani burada çok önemli bir şekilde enflasyon düşerken ve diğer reformlar da yapılırken kişi başı milli gelir farkı azalmış, Avrupa'ya giderek yaklaşmışız. Avrupa'da ortalama bir AB vatandaşının yaklaşık yarısının üzerinde şu anda Türkiye'de kişi başı gelir. Üçte birden bu noktaya gelmiş, düşük enflasyon döneminde' açıklamasında bulundu.



'KÜRESEL OYNAKLIK ENFLASYON GÖRÜNÜMÜNÜ BOZDU'

Enflasyon konusunda geçtiğimiz 2 yıl boyunca yaşanan gelişmeleri aktaran Başçı, 'Yıl sonlarında gerçekleşen enflasyon oranının yüzde 5'lik hedefin üzerinde kaldığını görüyoruz. 2013 yılının sonlarından itibaren döviz kurunda yaşanan aşırı hareketler ve finans piyasalarındaki oynaklık artışı enflasyonun görünümü ve makro finansal istikrarı olumsuz etkilemişti. Bu nedenle enflasyon görünümündeki bozulmanın kontrol altına alınması ve finansal istikrarın desteklenmesi amacıyla Merkez Bankası olarak 28 Ocak 2014 tarihinde para politikasında güçlü ve önden yüklemeli bir parasal sıkılaştırmaya gittik. Bu politikanın sonuçlarını geçtiğimiz yılın ikinci yarısından itibaren almaya başladık' dedi.



'ENFLASYON BEKLENTİLERİ ARZU EDİLEN SEVİYELERDE DEĞİL'

Temkinli para ve maliye politikalarıyla alınan makro ihtiyati önlemlerin çekirdek enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilediğini açıklayan Başçı, 'Çekirdek enflasyon göstergelerindeki olumlu görünüme karşın enflasyon beklentileri henüz arzu edilen seviyelere ulaşmamıştır. Manşet enflasyonda 2013 yılının sonlarından itibaren gösterilen yükseliş, enflasyon beklentilerinde de bozulmaya yol açmıştı. Alınan tedbirler sonucunda enflasyon ana eğilimindeki olumlu görünümün enflasyon beklentileri üzerindeki düzeltici etkisinin ise özellikle gıda fiyatlarındaki artışlar nedeniyle sınırlandığını düşünüyoruz. Yakın dönemindeki fiyat gelişmelerinin ayrıntılı bir değerlendirmesini yaptığımızda 2014 yılında gözlenen kuraklık ve diğer olumsuz hava koşulları nedeniyle gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin ve oynaklığın tüketici fiyat enflasyonunu olumsuz yönde etkilemiş olduğunu söylemek mümkündür' ifadelerini kullandı.



'ENFLASYONLA MÜCADELEDE PARA POLİTİKASI HARİÇ TEDBİRLER DE LAZIM'

Son 2 yılda gıda enflasyonu ile gıda dışı enflasyon arasında gözlemlenen farkın belirginleştiğine dikkat çeken Başçı, 'Gıda fiyatlarının son yıllarındaki seyrini değerlendirdiğimizde enflasyonla mücadele konusunda para politikasının yanı sıra başka önlemlere de ihtiyaç duyulduğu ortadadır. Bundan ötürü Merkez Bankası'nın en üst düzeyde temsil edildiği Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi'nin 2014 yılının Aralık ayında faaliyete geçmesine gıda fiyatlarındaki gelişmelerin ortak bir platformda tartışılmasına ve gerekli önlemlerine alınmasına olanak sağlaması açısında çok önemli bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde hava koşullarının 2014 yılındaki olumsuz etkilerinin geçmesine ilave olarak Gıda Komitesi'nin alınmasını önereceği önlemlerin gıda enflasyonunun düşürülmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz' dedi.



'GIDA KOMİTESİ'NDEN ÜMİTLİYİZ'

'Gıda Komitesi'nden ümitliyiz' diyen Başçı, 'Toplantılara ben bizzat katılıyorum, alt düzey toplantılara da teknik arkadaşlarımız katılıyorlar. Burada her açıdan gerek verimlilikle ilgili uzun vadeli konularda, gerek tüketicinin ödediği fiyatla üreticinin eline geçen fiyat arasındaki makas ve aracılıkla ilgili konularda gerekse konjonktürel dalgalanmaların etkisi konusunda gerçekten olumlu sonuçlar alabileceğimiz güzel bir yapısal reform olmuş oldu... Nasıl Toprak Mahsulleri Ofisi buğday ve hububattaki regülatör görevini yapıyorsa Et ve Süt ve Kurumu da bu ürünlerde bir nevi regülatör görevi üstlenecek yeni bir kurum. Bu mesela araçlardan bir tanesi, ilgili bakanlıkların elinde bunun gibi bir çok araç var. Dolayısıyla burada ilave bir çaba gerektiği anlaşılıyor. Bu çaba gösterilecek. O açıdan ben gıda enflasyonu konusunda ümitvarım. Arkadaşlarımızla tekrar değerlendireceğiz, bu ay sonunda enflasyon raporunda oraya nasıl bir gıda enflasyon varsayımı koymamızın uygun olacağını birlikte değerlendireceğiz' açıklamasında bulundu.



'CARİ AÇIK 43 MİLYAR DOLAR'A KADAR AZALDI'

Son yıllardaki olumlu performansa karşın, 2014 yılında istihdam artışları güçlü işgücü arzını karşılamakta yetersiz kaldığını ve işsizlik oranı artış gösterdiğini vurgulayan Başçı, istihdam artışının ağırlıklı olarak tarım dışı sektörlerde gözlendiğine dikkat çekti.

Mevcut küresel ve yurt içi konjonktürün Türkiye ekonomisinin dengelenme süreci ve cari işlemler hesabı üzerinde de etkili olduğunu anlatan Başçı, şöyle devam etti:

'Örneğin, 2014 yılında net ihracatın büyümeye katkısı dış talepteki zayıflamaya rağmen olumlu yönde olmuştur. Bu gelişmede ihracattaki ılımlı artış eğiliminin belirleyici olduğunu söylemek mümkündür. Jeopolitik gelişmelerin ihracat üzerindeki olumsuz etkileri Türkiye'nin Avrupa ülkelerinde artan pazar payı ile dengelenmektedir. Benzer şekilde ülkemiz ihracatının dünyadaki pazar payı da belirgin bir şekilde artmaktadır. Bu gelişmeler neticesinde, cari işlemler dengesi 2011 yılından beri iyileşmektedir. 2011 yılının Ekim ayında yaklaşık 77 milyar ABD doları seviyesinde bulunan 12 aylık birikimli cari işlemler açığı, bu yılın Ocak ayında yaklaşık 43 milyar ABD doları seviyesine kadar azalmış bulunmaktadır. Ayrıca, 2014 yılının ikinci yarısından itibaren petrol fiyatlarında gözlenen düşüş de cari işlemler dengesine olumlu şekilde yansımaya başlamıştır. Cari işlemler açığının finansmanı büyük ölçüde uzun vadeli borçlanma ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile sağlanmaktadır. Böylelikle, cari işlemler açığını azaltma konusunda önemli yol kat etmiş olmanın yanında, küresel belirsizliklerden kaynaklanabilecek dalgalanmalara karşı finansman kalitesinde de kademeli bir iyileşme gözlenmektedir.'



'ÇEKİRDEK ENFLASYONDAKİ İYİLEŞME 2015'TE SÜRECEK'

2015 yılına dair bazı değerlendirmelerle konuşmasını tamamlayan Başçı, 'Geçtiğimiz yıllar içinde fiyat istikrarını ve finansal istikrarı tehdit eden gelişmelere etkin bir şekilde cevap verebilecek esneklikte bir politika çerçevesi oluşturmuş ve gerekli politika araçlarını geliştirmiş bulunmaktayız. Buradan hareketle, 2015 yılında temkinli para politikası duruşu sayesinde çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşme eğiliminin devam edeceğini, ayrıca uygulanmakta olan yapısal reformların daha destekleyici arz yönlü koşullar sağlaması yoluyla ekonomimizin güçlü ve sürdürülebilir bir büyüme eğilimine girebileceğini düşünüyoruz.

Konuşmama bu noktada son verirken, katılımınız için hepinize en içten teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum' dedi.

(İHA)

 






Etiketler:   Enflasyon  Oranının  Kalıcı  Şekilde    Amasya  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER