dink davasında kamu görevlileri hakim karşısında

DİNK DAVASINDA KAMU GÖREVLİLERİ HAKİM KARŞISINDA

HRANT Dink cinayetiyle ilgili haklarında dava açılan 26 kamu görevlisi bugün hâkim karşısına çıkacak.

Tarih : 19 Nisan 2016, 09:39
Puan Ver : Dink Davasında Kamu Görevlileri Hakim Karşısında(9/10)8


HRANT Dink cinayetiyle ilgili haklarında dava açılan 26 kamu görevlisi bugün hâkim karşısına çıkacak. Haklarında dava açılanlar arasında, dönemin Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer ile dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun da var. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Hrant Dink'in ailesi, İçişleri Bakanlığı'nın yargılama izni vermediği eski İçişleri Bakanı ve dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler için Danıştay'a başvuru yaptı. Danıştay başvuruyu kabul ederse, Muammer Güler de dava dosyasına girmiş olacak.



Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de öldürülmesinin ardından Dink ailesinin avukatları cinayette kamu görevlilerinin de ihmali olduğu gerekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.



Savcılık, Muammer Güler'in olay tarihinde vali olması nedeniyle hakkındaki soruşturmanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yapılması gerektiğini belirterek görevsizlikle kararı verdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler hakkında soruşturma izni verilmesi için dosya İçişleri Bakanlığı'na gönderdi. İçişleri Bakanlığınca yapılan ön inceleme sonucu 25 Aralık 2015'de “İhbar ve şikayetin işleme konulmaması” kararı verildi.



“YENİ BİLGİ YOK”



İçişleri Bakanlığı'nca verilen kararda, eski İstanbul Valisi Muammer Güler hakkında Hrant Dink davasıyla ilgili “Görevi kötüye kullanmak” iddiasıyla 2007'de yapılan şikayet sonucunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın konuyu incelediği ve 14 Kasım 2007'de ‘şikayetin işleme konulmamasına' karar verildiği hatırlatıldı. Dosya kapsamında ve valiliğin arşivlerinde konuyla ilgili gerek başka, gerekse yeni bir bilgi bulunmadığı belirtilerek Güler hakkındaki iddialarla ilgili ön inceleme başlatılmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığı ifade edildi. Dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade etti.



“GÖREV İL VALİSİNE AİT'



Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise İçişleri Bakanlığı'nın kararının yetersiz ve yerinde olmayan gerekçe ile verildiğini, dosya içeriği ile uyumlu olmadığını öne sürerek Danıştay 1'inci Dairesine itirazda bulundu. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, itirazında suç işlenmesinin önlenmesi, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması için gereken bütün tedbirlerin alınmasına karar verme ve alınan tedbirleri denetleme görevinin ilde devletin temsilcisi olan il valisine ait olduğuna dikkat çekti.



ÖN İNCELEME İÇİN YETERLİ



Hrant Dink'in talebine bağlı olmaksızın şahsın ve mekanının koruma altına alınıp alınmadığı, güvenlik görevlilerinin olayın ciddiyetini idrak etmeleri hususunda uyarılıp uyarılmadıkları hususlarının Vali Muammer Güler hakkında ön inceleme başlatılması gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte olduğunu belirtti. Güler hakkında ön inceleme yapılarak sonucuna göre “Soruşturma izni verilmesi/verilmemesi” kararı alınması yerine, eksik ve uygun olmayan gerekçe ile “İhbar ve şikayetin işleme konulmaması' kararı verilmesinin yerinde olmadığını ifade etti. İçişleri Bakanlığı'nın, “İhbar ve şikayetin işleme konulmaması” kararının kaldırılmasını talep etti.



SAVCILIK YAPSIN



Dink ailesinin avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu ise itiraz dilekçesinde Güler hakkındaki “İhbar ve şikayetin işleme konulmaması” kararının usul ve esas yönünden hukuka ciddi şekilde aykırı olduğunu belirtti. İçişleri Bakanlığı'nın “İhbar ve şikayetin işleme konulmaması” kararının iptaline-kaldırılmasına karar verilerek, Muammer Güler hakkındaki soruşturmanın doğrudan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılmasına karar verilmesini istedi.



BİRLİKTE YARGILANACAKLAR



Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de vurularak öldürülmesinden 9 yıl sonra, 26 kamu görevlisi ilk kez hakim karşısına çıkacak. Dink cinayetine ilişkin İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ana dava ile kamu görevlileri hakkında açılan ve aralarında şahsi, hukuki, fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile birleştiren dava bugün İstanbul 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanacak. Üç gün üst üste devam edecek davada birleştirilen dosyalarla birlikte sanık sayısı 34 oldu.



“AKYÜREK, YILMAZER VE ÇAKAR'A ÖRGÜT YÖNETİCİLİĞİ SUÇLAMASI”



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Ramazan Akyürek “Silahlı terör örgütü kurma ve yönetme”, “Tasarlayarak adam öldürme”, Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği”, “Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme”, “Görevi kötüye kullanma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 27,5 yıldan 56 yıla kadar, dönemin İstihbarat Dairesi Personel Şube Müdürü Coşkun Çakar'ın ise yine aynı suçlardan ağırlaştırılmış müebbet ve 24,5 yıldan 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in “Silahlı Terör Örgütü Kurma veya Yönetme”, “Tasarlayarak Öldürme”, “Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme”, “Görevi Kötüye Kullanmak” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 20 yıldan 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.



Dönemin Trabzon İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Faruk Sarı'nın “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma”, “Tasarlayarak Öldürme”, “Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme”, “Görevi Kötüye Kullanma” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 12,5 yıldan 27,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.



DİNÇ'İN 26 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ



İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ile dönemin İstanbul İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in “İhmali Davranışla Kasten Adam Öldürme”, “Görevi Kötüye Kullanmak” suçlarından 20 yıldan 26 yıla, dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay'ın “İhmali Davranışla Kasten Adam Öldürme”, “Resmi Belgeyi Bozma, Yok Etme veya Gizleme”, “Görevi Kötüye Kullanmak” suçlarından 22 yıldan 31 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.



CERRAH VE UZUN'UN BİR YIL HAPİSLE CEZALANDIRILMASI TALEP EDİLDİ



Dönemin İstanbul İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'un ise “Görevi Kötüye Kullanmak” suçundan 3 aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız'ın da “Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme”, “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma”, “Görevi Kötüye Kullanma”, “Yargı Görevini Yapanı Etkileme” suçlarından 11 yıldan 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.



20 KİŞİ HAKKINDA DAVA AÇILMIŞTI



Olaydan hemen sonra kapatılan özel yetkili savcılıkça hazırlanan iddianamede Dink'i öldüren Ogün Samast ile cinayetin azmettiricisi olduğu öne sürülen ve emniyet tarafından da haber elemanı olarak kullanıldığı iddia edilen “Büyük Abi” Erhan Tuncel'in de arasında bulunduğu 20 kişi hakkında kapatılan İstanbul özel yetkili 14'ücü Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açıldı.



DAVASI AYRILDI



Cinayetin tetikçisi Ogün Samast'ın dosyası, yaşı küçük olduğu için ayrılarak İstanbul 2'inci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde gönderildi. Ogün Samast'a 25 Temmuz 2011'de, “Tasarlayarak adam öldürmek” ve “Ruhsatsız silah taşımak” suçlarından 22 yıl 10 ay hapis cezası Yargıtay 1'inci Ceza Dairesince onandı. Samast'ın, “Terör örgütü üyesi olma” suçundan ise yargılanması devam etti.



TERÖR ÖRGÜTÜNDEN BERAAT



Kapatılan özel yetkili İstanbul 14'ncü Ağır Ceza Mahkemesi, yaklaşık 5 yıl süren yargılama sonunda 17 Ocak 2012'de davayı karara bağladı. Mahkeme heyeti, Erhan Tuncel'i 10,5 yıl hapis cezasına çarptırarak tahliye etti. Yasin Hayal'i ise “Hrant Dink'i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yazar Orhan Pamuk'u “Tehdit etmek” suçundan 3 ay ve “Ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan da 1 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanıklardan Ersin Yolcu'yu 12,5 yıl, Ahmet İskender'i 13 yıl 4 ay ve Salih Hacısalihoğlu'nu 2,5 ay hapisle cezalandırdı. Tüm sanıkların “Silahlı terör örgütü yöneticiliği ve ya üyeliği” suçundan beraatine karar verdi.



YARGITAY BOZDU



Dink cinayetine ana davasına ilişkin yerel mahkemece verilen kararı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi, örgüt yönünden verilen beraat kararını bozdu. Daire, sanıkların “silahlı terör örgütü” değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyesi oldukları gerekçesiyle yargılanmalarına hükmetti. Yasin Hayal'e “Kasten öldürmeye azmettirme'' ve Orhan Pamuk'u ‘'tehdit'' suçlarından verilen mahkumiyet kararını ise onadı. Sanıklardan Erhan Tuncel'in ‘'patlayıcı madde imal etme'' suçundan mahkumiyet kararını onayan Yargıtay, “Kasten öldürmeye azmettirme'' suçundan verilen beraat kararını ise Dink'in öldürülmesi suçuna yardım suretiyle iştirak etmesi sebebiyle mahkumiyeti yönünde hüküm kurulması gerektiğini belirterek bozdu.



YENİDEN GÖRÜLMEYE BAŞLANDI



Yargıtay'ın 7 kişi yönünden verdiği bozma kararının ardından dava kapatılan İstanbul özel yetkili 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden görülmeye başlandı. Özel yetkili mahkemelerin kapatılmasının ardından Dink cinayeti ana davası İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Ogün Samast'ın “Terör örgüt üyesi olma” suçuna ilişkin devam eden davası da İstanbul 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ana dava ile birleştirildi. 26 Kamu görevlisi hakkında açılan davanın da ana dava ile birleştirilmesinin ardından sanık sayısı 34 oldu.



JANDARMA YÖNÜNDEN SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR



Dink'in 19 Ocak 2007'de öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma hiç kapanmadı. Cinayetten kısa bir süre sonra 20 kişi, 9 yıl sonra da 24 kamu görevlisi hakkında dava açıldı. Cinayette ihmali bulunduğu iddia edilen Jandarma görevlileri hakkındaki soruşturma ise devam ediyor.








Etiketler: Dink  Davasında  Kamu  Görevlileri  Hakim  Karşısında    haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER