CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN RUSYA'YA ELEŞTİRİ!


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN RUSYA'YA ELEŞTİRİ!
Tarih : 03 Ekim 2015, 12:44
Puan Ver : Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rusya'ya Eleştiri!(9/10)8


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın Suriye'deki hava saldırılarının ılımlı muhalifleri hedef aldığını belirterek, "Sayın Putin ile elbette görüşeceğim. Kendileriyle daha önce Moskova'da yaptığım görüşme çerçevesinde dışişleri bakanlarımızın yaptığı görüşmeleri, bundan sonraki süreci, kendileriyle değerlendireceğim. Bu konuda üzüntülerimi de kendisine ifade edeceğim. Mademki iki dost ülkeyiz, bu konuda attıkları adımı, yaptıklarını tekrar gözden geçirmelerini isteyeceğim" dedi.



Erdoğan, El Cezire televizyonuna önemli açıklamalarda bulundu;



"LOKAL BİR MESELE DEĞİL"



Suriye meselesinin samimi ve objekti değerlendirildiğinde lokal bir mesele olarak ele alınamayacağını belirten Erdoğan, bunun artık tüm dünyayı ilgilendiren bir konu durumuna geldiğini vurguladı.



CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR | TIKLA İZLE



Türkiye'nin Suriye ile 911 kilometre sınırı bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun Türkiye'yi Suriye'den kaçanların sığınabilecekleri adeta tek ülke konumuna getirdiğini söyledi. Erdoğan, şu anda 2 milyon kişinin Irak ve Suriye'den Türkiye'ye sığındığını anımsattı.



"Tabii bütün bu olaylar karşısında işte son gelişmelere baktığımızda özellikle tabii Amerika'nın, Batı'nın yaklaşımını ısrarla bekliyoruz" diyen Erdoğan, Rusya'nın Suriye'de düzenlediği saldırılar neticesinde 65 kişinin öldüğüne dair bilgi aldığını belirtti.



"RUSYA, REJİME KARŞI OLAN ILIMLI MUHALEFETE YAPTI"



Erdoğan şunları kaydetti:



"Kısa bir süre önce, bir hafta filan olmadı, Moskova'daki caminin açılış törenine gitmiştim. O gün Sayın Putin'le uzun uzadıya görüşmelerimiz oldu. Ve aynı gün Sayın Abbas'la da görüşmemiz olmuştu yine Moskova'da. Ve bu uzun uzadıya yapmış olduğumuz görüşmelerde, yani bir üçlü oluşturalım, teklifim buydu benim. Yani Amerika, Rusya, Türkiye olarak üçlü bir çalışma yapalım ve bu konuda dışişleri bakanlarımızı görevlendirelim ve bu süreci artık bir sulhu sükûna kavuşturalım. Ama tabii burada Esed'le bunun yürümesi mümkün değil, Esed'siz bir sürecin olması şart. Tabii Sayın Putin, Esed'in görevden alınmasını ve Esed'siz bir sürece maalesef yaklaşmıyordu. Dedik ki: 'Bakın, 300-350 bin insanı öldürmüş olan bir insanla siz geleceği inşa edemezsiniz. Şu anda tamamıyla adeta yerle bir olmuş bir Suriye var ve bu Suriye'nin yeniden inşası vesairesi, orada halkın iradesinin hâkim olduğu bir Suriye yönetimini gerektiriyor'. Tabii söyledikleri şey şuydu: 'Esad gittiği zaman buraya DAEŞ gelir'. Niye DAEŞ gelsin? DAEŞ'e karşı da gerekirse bütün ortak mücadeleyi verebiliriz, bu bir terör örgütü sonunda. Ama halk DAEŞ'ten çok daha güçlü, bizim bunu görmemiz lazım, eğer demokrasi diyorsak olaya böyle yaklaşmamız lazım. Fakat dünkü olaya baktığımızda Sayın Putin talimatı hemen verdi ve gerekçe gayet kolay, işte söylenen şey, Suriye'nin daveti üzerine Rusya uçaklarını Suriye'ye gönderdi."



"SİVİL İNSANLAR ÖLDÜRÜLDÜ"



Aslında söz konusu uçakların yeni gönderilmediğini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:



"Daha önce gönderilmişti ve dün yaptıkları operasyonlarla bugün devam eden operasyonlarda 65 kişinin öldüğünün haberini aldık. Nerede? Hama, Humus ve Halep taraflarında. Şimdi bu çok manidardır. Çünkü Rusya DAEŞ'e karşı burada bir mücadele vereceğini bizim Büyükelçiliğimize gönderdiği yazıda ifade ediyor. Ama DAEŞ'e karşı değil tam manasıyla rejime karşı direnen ılımlı muhalefete karşı bunu yaptı ve sivil insanlar öldürüldü, sivil insanların öldürülmesini de görmemezlikten geliyorlar. Şimdi böyle bir tablo var ortada.



Bu tablo karşısında tabii ki Amerika bizlerle beraber bir koalisyon gücü oluşturma noktasında adım atmıştı, bu adımı attık. Kime? DAEŞ'e karşı attık ve DAEŞ'in oradaki hedeflerine bizler gerekli saldırıları da yaptık, bunlar ortada bir vakıa. Ama Rusya, DAEŞ'e karşı yapmadı, tam aksine rejime karşı olan ılımlı muhalefete yaptı."



Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda yapılan toplantılara bakıldığında Türkiye, Fransa, İngiltere, Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar'ın da DAEŞ'e karşı ortak mücadele düşüncesinde olduğunu görüleceğini kaydeden Erdoğan, "Katar'ın duruşu özellikle ılımlı muhalefet noktasında gerçekten Türkiye-Katar ilişkisi açısından da bu süreçte çok çok isabetli bir duruştu. Ve şu ana kadar zaten bu sürecin bu şekilde başarıyla gelmesi biraz da buradan oldu" diye konuştu.



"2 MİLYON İNSANA BİZ BAKIYORUZ, RUSYA BAKMIYOR"



Rusya'nın saldırısında hayatını kaybeden insanların sayısının artabileceğine dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:



"Özellikle bu 65 insanın ölümüyle -ki bu rakam belki daha da artacak- uçaklarla yapılan bu saldırılarla ilgili olarak Sayın Putin ile elbette görüşeceğim. Kendileriyle daha önce Moskova'da yaptığım görüşme çerçevesinde dışişleri bakanlarımızın yaptığı görüşmeleri, bundan sonraki süreci, kendileriyle değerlendireceğim. Bu konuda üzüntülerimi de kendisine ifade edeceğim. Madem ki iki dost ülkeyiz, bu konuda attıkları adımı, yaptıklarını tekrar gözden geçirmelerini isteyeceğim. Çünkü bölgede ıstırabı olan, bu derdi çeken biziz. Rusya'nın Suriye'ye bir sınırı yok. Ama benim 911 kilometre sınırım var. Olanlardan da rahatsızım. Şu anda 2 milyon insanı misafir ediyor. Rusya'ya gitmedi bunlar. 2 milyon insana biz bakıyoruz, Rusya bakmıyor. Rusya Suriye'yle niye bu kadar ilgileniyor, bunu anlamak istiyorum.



Sayın Putin'e geçtiğimiz günlerde Moskova'daki görüşmemizde, dışişleri bakanlarımızın görüşmelerinde mutabık kalınan hususları hatırlatacağım. Hep birlikte önümüzdeki süreci değerlendireceğiz."



SURİYE'DE GÜVENLİ BÖLGE OLUŞTURULMASI



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'de güvenli bölge oluşturulmasıyla ilgili soru üzerine ABD'nin şu ana kadar buna pek sıcak bakmadığını ancak Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın yaptığı açıklamanın ABD'nin yaklaşımından farklı olduğunu ve terörden arındırılmış bir bölgenin oluşturulmasını desteklediğini belirtti. "Biz bunu daha önce de dile getirmiştik. Derinliği 90 kilometre olacak bir bölgeden söz ediyoruz" diyen Erdoğan, Hollande'ın açıklamasının meseleyi tekrar gündeme getirdiğini söyledi. Erdoğan, "Terörden arındırılmış bölge oluşturulması, sadece Türkiye'deki mülteciler için değil diğer yerlerdeki mülteciler için de önemli. İnanıyorum ki Batılı ülkelerin de işbirliğiyle, elbirliğiyle bu insanların orada inşa edilecek konutlara taşınmalarına imkan sağlamak, onların çadır hayatından kurtulmalarının, gerekli sosyal donatı alanlarının da yer alacağı terörden arındırılmış bölgeye, kendi vatanlarına geri dönebilmelerinin yolunu açacaktır" şeklinde konuştu.



Güvenli bölge konusunda ABD'nin kafa karışıklığı içinde olduğunu ve henüz kararını veremediğini söyleyen Erdoğan şöyle devam etti:



"Örneğin geçenlerde Petraeus'un bir makalesini okudum. Petraeus o makalesinde terörden arındırılmış bölgeden bahsediyor; hatta o daha da ileri gidiyor, orada bir güvenli bölge oluşturmaktan bahsediyor. Tabii ki biz bunu yeni söylemiyoruz aslında. Neredeyse üç yıldır söylediğimiz bir konu. Bu proje, bölgeye ciddi bir rahatlama getirecektir. Ancak dün ve bugün yaşanan gelişmeler, süreci sıkıntıya soktu. Batılı dostlarla telefon diplomasisine devam edeceğim. Hafta sonu Avrupa Birliği'nde olacağım. Strazburg'da, Brüksel'de görüşmelerim olacak. Görüşmelerde AB yetkililerine de tüm bu konuları ayrıntılı olarak aktaracağım. Bunları Obama'ya da anlatacağım. Bu arada Suudi Arabistan'la da görüşmelerimiz olacak. Hakeza Katar Emiri Sayın Temim ile de temaslarımız olacak. Malumunuz, Kasım ayında G20 toplantısına ev sahipliği yapacağız. Suriye konusu, Irak konusu, G20 çerçevesinde de gündeme gelecek önemli hususlar arasında yer alacak."



7 HAZİRAN'A BENZER BİR TABLO TEMENNİ ETMİYORUM



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Kasım'da yapılacak seçimlere ilişkin, bir Cumhurbaşkanı olarak, 7 Haziran'da yaşanana benzer bir tablo temenni etmeyeceğini belirterek, "Daha önce 12 yıl başbakanlık yapmış olan biri olarak özellikle tek başına iktidarın ülkemize ne kazandırdığını, koalisyonların ise ne kaybettirdiğini iyi biliyorum. Dolayısıyla, ben vatandaşımdan özellikle hep şunu istiyorum, ülkede tek başına hükümet kurabilecek bir iktidar getirin ki istikrarı sağlasın, böylece Türkiye de tekrar bir zaman kaybıyla karşı karşıya kalmasın" dedi.



Erdoğan, HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'la ilgili bir soruyu yanıtlarken, "Şimdi bir defa şunu çok açık, net söylemek lazım. Bakın, bu söylediğiniz zat sırtını bölücü terör örgütüne dayayarak oy alan bir zattır" diye konuştu.



Bugüne kadar bir demokratik çerçeve içerisinde oy alarak buralara geldiklerini ifade eden Erdoğan, milletin tamamını ayrım yapmadan kucakladıklarını vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:



"Ama ifade ettiğiniz kişi, ismini anmayı bile kendim için zül addederim, terörden beslenen, dağdaki teröristlerin yönlendirmesiyle konuşan biridir. Bunlar Türkiye'yi bölme gayreti içerisinde olanlardan besleniyorlar. Yaptıkları siyaset demokratik bir siyaset de değildir.



"KÜRT VATANDAŞLARIMIZI SOKAĞA DÖKTÜLER"



İşte bunlar 6-7-8 Ekim tarihlerinde Kürt vatandaşlarımızı sokağa döktüler, 50 kişi öldü, ölen Kürt, öldüren de Kürt. Ve bunlar diyorlar ki, biz Kürtlerin temsilcisiyiz. Hayır, alakası yok. Bu şekilde hareket eden o şahsa lütfen itibar etmeyiniz. Bu noktada yanlışa düşersiniz, yazık olur. Bakın, 2,5 ayda biz 134 şehit verdik. Tabi bu durum karşısında, gerekli operasyonları sürdürüyoruz ve mücadelemiz sonuna kadar da sürecek."



Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin tüm vilayetleri dolaşarak, bu vilayetlerde vatandaşın neler çektiğini, silah tehdidi altında olduklarını gördüğünü anlatarak, "Silah tehdidiyle nereye oy vereceklerini belli bölgelerde benim insanıma dayattıklarını biliyorum. Sandığa dahi gidemeyen vatandaşlarım oldu. Muhtarları tehdit ederek, oyları belirli bir yere verdirme yoluna gittiler" ifadelerini kullandı.



Cumhurbaşkanı olarak tüm muhtarlarla bir araya geldiğini hatırlatan Erdoğan, toplantıya geleceğini belirtmiş olan bazı muhtarların gelemediğini ve nedeni sorulduğunda, "Tehdit aldık" dediklerini aktardı. Recep Tayyip Erdoğan, "Bunları yaşadık. O bahsettiğiniz kişiler şu silahların gölgesinden bir çıksalar, o zaman ne kadar oy alacakları da ortaya çıkacaktır" dedi.



"OLMASI GEREKEN DE ZATEN BU"



Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim güvenliği konusundaki açıklamalarına ilişkin ise Davutoğlu'nun ülkenin Başbakanı olarak seçim güvenliğine yönelik aldıkları ve alacakları tedbirleri açıkladığını, bu tedbirlerin en üst düzeyde alınacağını, böylece seçim güvenliğinde bir sıkıntı yaşanmayacağını ifade ettiğine işaret etti. Erdoğan, "Olması gereken de zaten bu. Yani gerek polisimizle, gerek askerimizle, hatta hatta köy koruyucularıyla gerekli güvenliği sağlamak lazım ki vatandaş güven içerisinde gitsin oyunu rahatlıkla kullanabilsin. Bu onun demokratik hakkıdır" şeklinde konuştu.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Kasım seçimlerinin sonucunun ne olacağına ilişkin soruya da şu yanıtı verdi:



"Ben bir partinin genel başkanı değilim, bir Cumhurbaşkanıyım. Ama bir Cumhurbaşkanı olarak, ülkemde 7 Haziran'da yaşanana benzer bir tablo temenni etmem. Daha önce 12 yıl Başbakanlık yapmış olan biri olarak özellikle tek başına iktidarın ülkemize ne kazandırdığını, koalisyonların ise ne kaybettirdiğini iyi biliyorum.



Dolayısıyla, ben vatandaşımdan özellikle hep şunu istiyorum, ülkede tek başına hükümet kurabilecek bir iktidar getirin ki istikrarı sağlasın, böylece Türkiye de tekrar bir zaman kaybıyla karşı karşıya kalmasın. Bunun için de güçlü bir hükümete, Türkiye için de bu adıma ihtiyaç var diye düşünüyorum. Vatandaşlarıma da bu yönde tavsiyede bulunuyorum."



Cumhurbaşkanı olarak bir parti adına seçim kampanyası yaptığı yönündeki iddiaları da değerlendiren Erdoğan, "Ben bunlara sadece gülerim" ifadesini kullandı. Kendisinin seçim kampanyalarına katılmadığını, açılış törenleri yaptığını dile getiren Erdoğan, bir Cumhurbaşkanının açılış törenlerine katılması ve açılış töreni yapmasından daha doğal bir şey olamayacağını belirtti.



"VATANDAŞLARIM İLE ARAMA KİMSE GİREMEZ"



Kendisi ile vatandaşları arasına hiç kimsenin giremeyeceğinin altını çizen Erdoğan, "Ben vatandaşımla istediğim yerde istediğim gibi buluşurum. Bu bazen bir açılış töreni olur, bazen bir taziye olur, bazen bir vilayete giderek orada halkla buluşma toplantıları olur. Bunları sürekli yapabilme hakkına yasal olarak zaten sahibim. Bu hakkımı Cumhurbaşkanlığımın ilk yılında kullandığım gibi bundan sonra da kullanırım" şeklinde konuştu.



Erdoğan, parlamento içinden gelen değil halkının yüzde 52 oyunu alarak seçilmiş bir Cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatarak, nasıl halkına giderek onlardan oy isteyip seçildiyse, bundan sonraki süreçte de sürekli halkıyla içiçe olarak bu süreci zinde ve ayakta tutacağını ve yine bu yoluna aynı şekilde devam edeceğini vurguladı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkanlık sistemi hakkındaki bir soruya karşılık bunun kendisinin idari sistem olarak savunduğu bir sistem olduğunu dile getirdi. Erdoğan, şunları söyledi:



"Bunu dün de savundum, bugün de savunuyorum. Ben bunu savunmaya ta belediye başkanlığımdan itibaren başladım. Kaldı ki Türkiye'de de başka siyasi liderler de bunu savundular. Rahmetli Turgut Özal olsun, Demirel olsun, Sayın merhum Türkeş olsun, tüm bu isimler başkanlık sistemini savundular. Dolayısıyla bu benimle başlamış bir süreç değil zaten. Dünyada da bunun şöyle örneklerine baktığımız zaman tablo ortada, başkanlık sisteminin olduğu yerlerdeki başarı ile koalisyon sürecinin işlediği yerlerdeki başarı aynı değil. Başkanlık sistemlerinin uygulandığı yerlerde başarı oranı daha yüksek."

 








Etiketler: Cumhurbaşkanı  Erdoğan  Dan  Rusya  Ya  Eleştiri    haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER