CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN CANLI BOMBANIN KİMLİĞİNİ AÇIKLADI


CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN CANLI BOMBANIN KİMLİĞİNİ AÇIKLADI
Tarih : 12 Ocak 2016, 14:24
Puan Ver : Cumhurbaşkanı Erdoğan Canlı Bombanın Kimliğini Açıkladı(0/10)


Konuşmasından satırbaşları:



Sultanahmet'te meydana gelen ve Suriye kökenli bir canlı bomba saldırısı olduğu değerlendirilen terör olayını esefle kınadığımı belirtmek istiyorum. 10 kadar maalesef bu terör eyleminde ölümüz var. Patlamada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralananlara şifa diliyorum ki 15 kadar yaralımız var. Bu hadise bir kez daha millet olarak terör karşısında terör örgütleri karşısında tek yürek tek vücut olmamız gerektiğini göstermiştir.  



Bu bölgede faaliyet gösteren tüm terör örgütlerinin ilk hedefi Türkiye'dir. Buradan açıkça soruyorum; dünyada DAİŞ denilen terör örgütüyle Türkiye'den daha kararlı şekilde mücadele yürüten ve bizim kadar bedel ödeyen bir ülke var mıdır? Aynı şekilde bölücü terör örgütüyle mücadelemizi yürütüyoruz. Ama bunu bile anlamamakta direnenler var.



Siz büyükelçilerimizden de bölücü terör örgütü hakkında teyakkuzda bulunmanızı bekliyoruz. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere terör örgütü etkinliği olan yerlerde biz de devlet olarak daha güçlü çalışmalıyız. Meydanı onlara bırakmamalıyız.



 Kendilerine güya akademisyen ve araştırmacı ünvanı yakıştırmış bir güruh çıkıyor, terör örgütünün eylemlerine karşı vatandaşlarını, toprakları savunan devletimize dil uzatıyor. Neymiş efendim, hak ve özgürlükler ihlal ediliyormuş. Terör örgütünün eylemleri yüzünden bölgede yaşayan milyonlarca vatandaşımızın hak ve özgürlükleri ihlal ediliyor. Ama bu ihlali yapan devlet değil, terör örgütünün ta kendisidir. Sokakları kazıp, hendeklerle, barikatlarla kapatan terör örgütüdür. Yollara köprülere bombalar döşeyerek insanımızın seyahat özgürlüğünü engelleyen terör örgütüdür.



Buna rağmen kendilerine akademisyen diyenler devleti suçluyor. Bununla da kalmıyor, gelişmeleri takip etmek üzere yabancıları ülkemize davet ediyorlar. Bunun adı mandacılıktır.



Türkiye bu zihniyetin ihanetiyle 100 yıl önce de karşılaştı. O zaman da bu ülkeyi ancak yabancıların düzeltebileceğine inanan ve kendilerine yine aydın diyen mandacı bir güruh vardı. Milletimiz Kurtuluş Savaşı'nı zaferle sonuçlandırıp istiklalini kazanarak bunlara hak ettikleri cevabı vermişti.



Tüm dünyaya şu mesajı vermek istiyorum: Türkiye'nün Kürt vatandaşlarıyla hiçbir sorunu yoktur. Türkiye'de Kürt sorunu diye bir mesele yoktur. Kürt kardeşlerimizin yaşadıkları yerlere mahsus sıkıntıları olabilir. Bunları oturur kendileriyle konuşur, çözeriz.



 Bugün Türkiye'nin sorunu terör sorunudur. Kürt sorunu değildir.



Ama bu aydın müsveddeleri ne yazık ki devletin bir katliam yaptığından bahsediyor. Ey aydın müsveddeleri siz karanlıksınız, karanlık. Aydın falan değilsiniz. Sizler ne doğuyu ne güneydoğuyu bilemeyecek kadar karanlık ve cahilsiniz. Ama oraları bizler oraları çok iyi biliriz. Eğer bugün güneydoğunun her yanına havalimanları, üniversiteler, camileriyle, okullarıyla bölge zengin bir hale gelmişse bu bizim oradaki Kürt kardeşlerimize ne denli değer verdiğimizin göstergesidir.



 6-7-8 Ekim tarihlerinde olan olayların faili kim? Bütün Kürt kardeşlerimizi sokağa dökmek suretiyle orada 50 kişinin ölümüne sebep olan kim? Neredeydiniz sözde aydınlar?



Bu şekilde düşünen yabancı akademisyenlere de bir teklifim var, ben kendilerini Türkiye'ye davet ediyorum. Gel Türkiye'ye. A'dan Z'ye bölgede ne oluyor biz kendilerine anlatmaya hazırız.



Türkiye'de terör meselesi ortadan yürünecek bir mesele değildir. Bu konuda ya milletin yanında olursunuz ya da teröristin yanında olursunuz. Ülkemizde veya dünyada teröristlerin inançlarına, kimliklerine, söylemlerine, kökenlerine göre ayıran herkes teröre destek olmaktadır. Güvenlik güçlerimizin yürüttükleri operasyonlar Kürt kardeşlerimizin geleceğini garanti altına almak için yapılmaktadır.



Türkiye terörle mücadeleyi sürdürecektir. Bizim bu sözde akademisyenlerden izin alacak durumumuz yoktur.



Şu anda Medaya'da olanlara ses çıkardınız mı? Onun için bir tane imza attınız mı? Hayır. Suriye'de terör örgütlerinin, rejimin ve onu destekleyen devletlerin saldırıları sonucu evlerinde, okullarında katledilen masumların acısını, kendi yakınımızın acısı gibi biz yüreğimizde hissederiz.



Dünya 5'ten büyüktür itirazımız sadece bizim değil, Birleşmiş Milletler çatısı altındaki ülkelerin büyük bir kısmının bölümünün de hissiyatı haline gelmiştir. Seslendirdik, seslendirmeye de devam edeceğiz. İnsanlığın vicdanı ve sesi olmak Türkiye'ye zarar vermez. İtibarımızı yükseltir.



Ortadoğu'da halk hareketlerinin yol açtığı umutlar pek çok yerde kendini acıya, savaşa, kaosa bıraktı. Bir yandan terör örgütleri, diğer yandan rejim ve onları destekleyen kimi ülkeler Suriye halkına kelimenin tam anlamıyla zulmediyor.



Bazı ülkelerde buraya Müslümanların girmesini istemiyoruz, Müslümanların buraya girişini engelleyeceğiz yaklaşımı insanlığa ve insana bakışını gösterme açısından da önemlidir. Rusya'nın Suriye'de hem Ukrayna'da attığı adımlar bu ülkeyle aramızda ciddi sorunlar çıkmasına yol açtı. Sormak lazım, Suriye kendilerini davet ettiği için Suriye'ye girmişler. Peki Gürcistan çağırdı da mı Gürcistan'a girdiniz? Ukrayna sizi davet etti de mi girdiniz? Bu soruların cevaplarını vermek lazım.



 Rusya DAİŞ'le mücadelede değildir, tam aksine Rusya şuanda Lazkiye ve çevresinde butik bir Suriye devleti kurmanın gayretiyle kendine mekan hazırlamaktadır. İşte böyle bir ortamda yaşanan uçak meselesi Rusya'nın ilişkimizi getirdiği yer sebep değil sadece bir bahanedir. Rusya'nın içine girdiği tehlikeli mecra kendisi ve bölge ülkeleriyle birlikte tüm dünya için de büyük bir sorundur.



İran'ında kendi nüfuz alanını genişletmek için kullandığını görüyoruz.








Etiketler: Cumhurbaşkanı  Erdoğan  Canlı  Bombanın  Kimliğini  Açıkladı    haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER