'BUNU BÖYLE BİLECEKSİN'


'BUNU BÖYLE BİLECEKSİN'
Tarih : 10 Mart 2015, 15:36
Puan Ver : 'bunu Böyle Bileceksin'(7/10)3


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili eleştirilere, “Büyük devletlere buralar yakışır. Bunu böyle bileceksin. Büyük hedefleri olmayanlar büyük hayaller gözetmeyenler, görmeyenler işte buraları düşünemezler' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda dördüncü kez muhtarlarla bir araya geldi. 9 ilden gelen 424 muhtara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde Türkiye'de 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol olduğunu, 12 senede bunun üzerine 17 bin 500 kilometre bölünmüş yol ilave ettiklerini söyledi.

Bu ülkenin artık dünya ile rekabet edeceğini söylediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmaray'ın ecdadın proje olarak mirası olduğunu ve boğazın altından Marmaray'ı yaptıklarını dile getirdi.



“İCRAAT ÜRETTİK, LAF DEĞİL”

Milyonlarca kişinin Asya'dan Avrupa'ya geçtiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bitmedi, Avrasya Tüneli'nin temelini atmıştım, o da şuanda hızla devam ediyor. Önümüzdeki yıl inşallah o da bitecek ve oradan da otomobiller geçecek. Şimdi iktidar yeni açıklamayı daha yaptı biliyorsunuz birinci köprü ile ikinci köprü arasından yine denizin altından bu defa üç katlı bir tünel yapılıyor. İki katından otomobiller gidip gelecek, bir katından da raylı sistem yani trenler gidip gelecek. Bitmedi yine temelini Cumhurbaşkanımız sayın Gül'le birlikte attığımız Yavuz Sultan Selim Köprüsü hızla devam ediyor. Geçen hafta Bosna-Hersek dönem başkanı buradaydı. Birlikte Boğazda onunla bir gezinti yapalım dedik. Kendisine Yavuz Sultan Selim köprüsünün kulelerini gösterdim. Şuanda hamd olsun 320 metre yüksekliğinde o kuleler bitmiş vaziyete. Şimdi tabliyeleri döşenmeye başladı ve inşallah bu yıl sonuna fevkalade bir durum olmazsa 29 Ekim'e yetiştirilecek ve açılışı inşallah yapılacak. Bu tabi neyle birleşecek aynı zamanda üçüncü dünyanın en büyük havalimanı olan inşallah yılda 150 milyon yolcu kapasiteli havalimanı ile bunlar bütünleşecek. Bunlar nerede yapılıyor. Artık Türkiye'de yapılıyor. Bunlar icraatlar, laf değil. İş ürettik, iş üretmeye devam ediyoruz. Ankara'ya indiğimiz zaman böyle bir modern havalimanı mı vardı. Havalimanından şehir merkezine böyle bir güzel bulvarlar mı vardı. Bunların hepsi oldu. Hala olmaya devam ediyor” diye konuştu.



“BÜYÜK DEVLETLERE BURALAR YAKIŞIR, BUNU BÖYLE BİLECEKSİN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun “Yok kaçak saraydı, yok şuydu, yok buydu' gibi kelimeler sarf ettiğini anımsatarak, “Büyük devletlere buralar yakışır. Bunu böyle bileceksin. Büyük hedefleri olmayanlar büyük hayaller gözetmeyenler, görmeyenler işte buraları düşünemezler. Bu millet büyük bir millet, güçlü bir millet. Dolayısıyla ona yakışan ne ise onu yapacaktır ve şuanda onu yapıyor. İşte bakın burada bir taraftan o dediğim kongre merkezi… Ankara'da doğru dürüst bir toplantı salonu yok biliyor musunuz? Sadece ATO'nun bir salonu var. Onun dışında büyük otellerinde salonları azami bin kişilik. Hiç olmazsa biz burada böyle büyük bir merkez yapalım, kamunun büyük toplantılarını inşallah gelip burada yapma imkanları olur. Sivil Topluk Kuruluşları aynı şekilde buradan istifade ederler. İçinde ayrı ayrı toplantı salonları olacak. Hemen onun altında büyükçe bir cami yapalım. Çünkü bölgede büyük cami yok. İnşallah orada 2 bin 500, 3 bin kişiyi alabilecek bir kendi mimarimizle Osmanlı, Selçuklu mimarisi karışımı bir camiyi de hemen onun altında yapıyoruz. Yetmiyor çok amaçlı toplantı ve sergi salonlarının olduğu bir bina daha inşa edelim. Şuanda o proje safhasında. Diğer ikisi inşaat safhasında. Diğeri hemen projesi inşallah bir ayı bulmaz bitecek ondan sonra hemen ihalesi yapılıp o inşaatlarda başlayacak ve orada da aynı 2 bin kişi yemeği yiyebileceği gibi aynı zamanda bir çok sanat eserlerinin sürekli sergilene bileceği orada bir merkez olacak. Ankara'da bu tür yerler yok. Burası başkent, başkentte bu tür yerler olmaz mı? Ankara bu yok. Bunun adımlarını atıyoruz. Bitmedi, Türkiye'de şuanda en büyük kütüphanemizin kitap sayısı Ankara Milli Kütüphanesi 1.5 milyon, bu kadar. Dünyada 150 milyon cilt kitabı olan kütüphaneler var. Bizde böyle bir şey yok. Dedik ki olmaz. Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi'ni de burada inşa edeceğiz. Orda da asgari 5 milyon kitap olacak. Aynı zamanda yazma eserler olacak. Ardından inşallah diyoruz ki İstanbul'da çok daha büyüğünü başlayalım. Şimdi buraya başlayalım hayırlısıyla çünkü biz öyle bir medeniyetten geldik. Biz kitap medeniyetinden geliyoruz. Biz ilk emri ‘oku' olan bir dinin mensuplarıyız. Buradan geliyoruz. Öylesiyle bunun zeminin hazırlayacağız. Buradaki kütüphane göstermelik olmayacak. 24 saat halkına açık bir kütüphane. Batıda, Amerika'da orada gece yarısı öğrenciler gidiyor imtihanlara hazırlığını yapıyor. Bu imkanlar var bizde niye olmasın. Bütün dijital sistemler dahil en modern şekilde biz bu kütüphanemizi inşallah inşa edeceğiz. Hem ulusal hem uluslararası bütün yayınların buluna bileceği inşallah bir kütüphane olacak” diye konuştu.



“BU MİLLET KENDİSİNE SAHİP ÇIKANA SAHİP ÇIKAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasetin samimiyet işi olduğunu söyledi. Samimi olmayana milletin ona göre değer verdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siz samimiyseniz eninde, sonunda verdiğiniz mücadelenin neticesini görürsünüz. Oy vermediği için millete kızarak, serzenişte bulunarak, hakaret ederek siyaset yapılır mı, iktidara talip olunur mu? Buradaki muhtarlarımızdan hangisi mahalli kendisini seçmedi diye onlara kızabilir. Öyle mi?” diye sordu.

Bu sırada bir muhtar “sizi sevmeyenin aklında arıza var Sayın Cumhurbaşkanım” dedi.

Muhtarların köyünde, mahallesinde ev ev dolaştığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Adeta o evlerin bir aile dostu gibisiniz. Çayını içiyorsunuz, muhtaç olanlara gıdasını götürüyorsunuz, çoğunun künyesini biliyorsunuz. Zaten bu olmadığı zaman ikinci dönem, dördüncü dönem muhtar seçilemezsiniz. Şuanda içinizde ben beşinci dönem muhtarım diyenleri gördüm. İşte millet sevdiği için beşinci dönem muhtar yaptı. Sevmezse yapmaz. Hemen ilk dönemde kapıya koyar. Bu millet kendisine sahip çıkana sahip çıkar.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasını kesen bir muhtar ise bu sırada, “altıncı, yedinci, sekizinci dönem muhtar seçilenler var ama hiçbir muhtarımız daha milletvekili seçilememiş” demesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi değerli arkadaşlar yani parlamentoya girmek her muhtarımızın kendi yetkisindedir. Dolayısıyla hakikaten kendini sevdiren, kendini kabul ettiren hele hele büyük mahallerdeki muhtarların parlamentoya girme şansının yüksek olduğuna inanıyorum. Onun için zorlayacaksınız. Siz bir defa siyasetçisiniz. Siyasetin en alt demokrasinin en alt damarı, temel taşı muhtarlıktır. Demokrasi sizde başlar ve muhtarlığı olmayan, muhtarı olmayan demokrasi sakattır. Sizinle bu iş yükselir. Onun içinde ben inanıyorum ki muhtar kardeşlerimin vermiş olduğu mücadelede Türkiye'yi güçlendirecek mücadelededir.”



“BU MİLLET ÇOK UYANIK YA SİZ BU MİLLETİ NE ZANNEDİYORSUNUZ”

Millete liderlik etmenin, millete önderlik etmenin milletin değerlerine, milletin kültürüne, milletin taleplerine rağmen onu bir başka yere, bir başka yöne zorlamakla olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

“Şimdi, ‘diktatörlük' diyorlar ya işte bunun da adı ‘diktatörlüktür.' Ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanına, seçilmiş hükümetine diktatör yaftası vuranlar aslında kendi gönüllerindeki özlemi ifade ederlerdir. Üstelik bu şekilde iftira ettikleri cumhurbaşkanı son 12 yılda bir değil, iki değil, üç değil tam dokuz defa hemde oylarını sürekli attırmak suretiyle milletin desteğine mazhar olduğunu göstermiş biri… Yani kendilerine güvenmek suretiyle cumhurbaşkanı adayı olamadılar. 13-14 tane parti birleşerek bir tane cumhurbaşkanı adayı çıkardılar. Netice ortada… Yani millet zannediyorlar bu noktalarda değerlendirmesini iyi yapmıyor. Bu millet çok uyanık ya siz bu milleti ne zannediyorsunuz. Bizim milletimizin aklı selimiyle kimse dalga geçmesin. Cevabını sandıkta en güzel şekilde alır. Muhalefetin başındakilerden herhangi biri böyle bir destek elde etse inanın bana hemen anında ‘milli şefliğini' ilan etmeye kalkar. Bunların geçmişinde iktidarı ele geçirmek ve orada kalmak için her şeyi meşru sayan bir kültür var. Olmayan hadiseleri olmuş gibi gösterip kamuoyunu galeyana getirme konusunda bunlar pek mahirdir. Dökülürler sokağa ondan sonra üniversiteler sokağa dökmek isterler. Biliyorsunuz geçmişte orduyu sokağa dökmek istediler. Her şeyi yaptılar ama bu yaptıkları işlerin hepside ülkemizi ne yaptı hep geriye götürdü, hep kaybettik, kan kaybettik. Bu ülkede çok partili siyasi dönemde 16 ayda bir hükümet değişti. Böyle bir ülkede istikrarın olmadığı, güvenin olmadığı bir ülkede kalkınma olur mu? Son 12 senede bakınız sürekli tek parti iktidarda ve hamd olsun bire üç milli gelirimiz arttı. Daha iyi olacak inşallah. 27 Mayıs öncesinde yayılan yüzlerce öğrencinin öldürüldüğü et ve balık kurumun fabrikalarında kıyma yapılıp Konya asfaltının altını serildiği yalanlarını unutmadık. Bu tür yalanlar uydurdular. Böyle bir şey olmadığı halde. 12 Eylül öncesinde kardeşi kardeşe kırdırmak için kurulan tezgahları, söndürülen ocakları, katledilen evlatlarımızı unutmadık. İşte Gezi olayları sırasında sergilenen, ‘gözümün önünde şu kadar adam öldürüldü, panzer insanları ezip geçti, kurşunlar havada uçuşuyor, annelerin kucaklarından alıyorlar' ahlaksızlıklarını unutmadık. Bu tür yalanlar söylendi. Dönemimizde 3.5 milyar fidan ve ağaç diktik biz. Bize kalkıp Taksim'de 12 tane ağacın söküldüğünü ve şöyle yapıldı, böyle yapıldı, hepsi yalan. 12 ağaç sökülerek artık biliyorsunuz modern imkanlarla ağaç sökme makineleri ile ağaç söker bir başka yere gider diker. Taksim'den alınıp Hürriyet Tepesi'ne dikilecek bu ağaçlarla ilgili kıyameti kopardılar. Ama Yalova'da maalesef asırlık çınarı kestiler hiç onların sesi çıkmadı. Aynı şekilde Sarıyer'de hiç sesi çıkmadı. Neredesiniz tencere-tavacılar. O canım canım çınarların nasıl kesildiğini gördünüz.”



“GEZİ OLAYLARINI YENİDEN ALEVLENDİRME RÜYASI GÖRENLER VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde üniversitelerde yaşanan olaylara da değinerek, “Şu günlerde üniversitelerden sokaklara kadar bazı yerlerde tezgahlanmaya çalışılan oyunların gerisindeki niyeti de çok iyi biliyoruz. Hala masum gençlerin canı pahasına üniversiteleri kavgaların merkezi haline getirmek, hala gezi olaylarını yeniden alevlendirme rüyası görenler var. Türkiye o karanlık günleri artık geride bıraktı. Artık hiçbir vatandaşın bu oyunlara, bu kirli tezgahlara, bu provokasyonlara rağbet etmiyor. İçinde şiddetin olduğu, baskının, zulmün, tehdidin olduğu hiçbir fikrin, hiçbir hareketin, hiçbir grubun milletimizden güç alması, destek bulması mümkün değildir. Bu çözüm süreci içinde gezi heveslileri içinde böyledir. Milletimizin demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin, hakkın, hukukun, refahının tadını aldı. Artık geri dönmez. Artık bu kazanımlarının hiçbirinden de en küçük bir geri gidişe izin vermez. Buna tevessül eden herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dersini verir” dedi.

(İHA)

 






Etiketler:   Bunu  Böyle  Bileceksin    Adana  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER