'BU MİLLET BİZDEN BAŞKAN ÇIKARMAZ' DİYORLAR, DERTLERİ BU!


'BU MİLLET BİZDEN BAŞKAN ÇIKARMAZ' DİYORLAR, DERTLERİ BU!
Tarih : 11 Mart 2016, 16:42
Puan Ver : 'bu Millet Bizden Başkan Çıkarmaz' Diyorlar, Dertleri Bu!(5/10)6


Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni anayasa yapım sürecinde yaşanan başkanlık tartışmalarından dolayı muhalefet partilerine tepki gösterdi. Erdoğan, "Tutturmuşlar, 'Biz başkanlık istemiyoruz, başkanlık istemiyoruz.' Dert başka, bunlar şunu diyor, 'Bu millet bizden başkan çıkarmaz' diyor. Dertleri bu. Öteki 'O yoksa, ben de olmam' diyor." dedi. Zaman gazetesine kayyum atanması sırasında yaşanan olaylara da değinen Erdoğan, "Neymiş, basın hürriyetiymiş. Düşünebiliyor musunuz, gazeteleri var suçüstü yakalanıyorlar, toplamışlar oraya başı açık, başı örtülü kardeşlerimizi polise bariyer oluşturuyorlar. Onlar PKK'lılarla onları sırt sırta biraraya getirdiler. Gözlerimle gördüğüm zaman 'yazıklar olsun' dedim. Ne günlere kaldık" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Burdur'da toplu açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları şöyle:



BURDUR'A YATIRIMLAR



"Toplam değeri 208 trilyon lira olan 33 ayrı eseri bugün Burdur'a kazandırıyoruz. Tüm bu eser ve hizmetlerin resmi açılışını yaparak Burdurlu kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum.



Burdur geçtiğimiz 13 yılda 5,5 milyar yani 5,5 kat trilyon liralık yatırım kazandı. Onun için hizmetin ne olduğunu iyi biliriz. Burdur her şeyin güzeline layıktır.



Burdur 10 Ağustos 2014 tarihinde yapılan ilk Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 54 oranında şahsıma oy verdi. Karşıda 14 siyasi parti vardı, ama bu kardeşinize yüzde 54 oy vermek suretiyle iş başına getirdiniz. Koşacağız, dört bir yanını ülkemizin, aynı şekilde dünyayı dolaşacağız.



Muhtarları niye çağırıyor diyorlar, muhtar kim? Cumhur, cumhur. Muhtarsız cumhur olur mu? Her ay yaklaşık bin 600, bin 700 muhtarımızı davet ediyorum. Onlarla görüşüyorum, çünkü muhtar halka en yakın demokratik organdır. Bizi ilgilendiren muhtar ne diyor. Orada mahallesinin, köyünün tüm sorunlarını forma yazıyor ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı birimle kontrol ediyoruz. Bunun için daha çok çalışacağız, daha çok gayret edeceğiz.



Tüm Burdurlu kardeşlerime destekleri, vefası, coşkusu için teşekkürlerimi sunuyorum.



"BURDUR AYNI SİPSİ GİBİDİR"



Burdur aynı sipsi gibidir. Mütavizi görünür ama sesi gür çıkar. Tarih boyunca Burdur hep kahramanlıklarıyla, kahramanlarıyla, zeybekleriyle milletimizin gönlünde ayrı bir yer edindi. Burdurlu sevdasında da samimidir, mücadelesinde de samimidir. Burdurlu bir Koca Mustafa vardır. Kendisi Sarıkamış'ta Ruslara karşı savaşmıştır. Dedem de orada şehit olmuştur. Orada kahramanlık göstermiştir. Savaş bitince "hadi gari evine" demişler. O da tarlasının başına geçmiş. Sonra İstiklal Madalyası'yla bir miktar para getirmişler. Madalyayı almış ama parayı iade eder. Hayatı çok büyük darlık içinde geçen bu gazimiz 1968 yılında köyü Ambarcık'ta vefat etmiştir.



ÇÖZÜM SÜRECİ



Geçtiğimiz yılın ağustos ayında Pervari'de şehit olan Burdurlu Hakan Aktürk'ü de rahmetle anıyorum. Annesine, eşine, yakınlarına bir kez daha başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Tüm etnik unsurlarıyla tek millet, tek bayrak, karşımızda paçavralarla çıkanlara bu millet askeriyle, korucusuyla cevabı veriyor. Tek vatan, bu vatanı bölmek, parçalamak isteyenlere gerekli cevabı veriyoruz. Çözüm sürecinden önce, ne dedik; bakın akıllı olun, yanlış yapmayın. Sabır, sabır, sabır benim Kürt milletimi sokağa döktürler. Bir tane eş başkan sokağa çağırdı. Ölen Kürt, öldüren Kürt. Hani sen Kürt kardeşlerimin temsilcisiydin. Yalan!. Benim Kürt kardeşlerimin kanını döktüler. Çözüm sürecine saygı duymadılar, buzluğa konuldu.



"BİZİM RABİAMIZ BU"



Şehitler veriyoruz. Şehitlik sıradan bir olay değildir, her yiğidin de karı değil. Bu vatan toprakları şuheda kanıyla yoğrulmuştur. Bu vatanda operasyon yapamazsınız, yapmaya kalkanlar da şimdi bedelini ödüyorlar. Tek devlet, paralel devlet yapılanması yok böyle bir şey. Bunlar sahtekar, cambaz. Bütün hileleri çıkıyor ortaya. Neymiş, basın hürriyetiymiş. Düşünebiliyor musunuz, gazeteleri var suçüstü yakalanıyorlar, toplamışlar oraya başı açık, başı örtülü kardeşlerimizi polise bariyer oluşturuyorlar. Onlar PKK'lılarla onları sırt sırta biraraya getirdiler. Gözlerimle gördüğüm zaman "yazıklar olsun" dedim. Ne günlere kaldık. Bunların inlerine gireceğiz dedim, girdik, giriyoruz. Bir de öbürleri; PKK, YPG. Birbirlerinden farkı yok. Sur temizlendi. Arkadaşlarıma "rehavete kapılmayın, temizlik devam etmeli", ertesi gün 8 tane terörist çıktı onları da temizlediler, elleri dert görmesin. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. Bunu yapıyoruz. Onun için tek millet, tek devlet, tek vatan, tek bayrak; bizim rabiamız bu.



Hiçbir zaman işimiz kolay olmamıştır. Malazgirt'ten girip Teke yöresine gelen, ardından Avrupa'nın içlerine kadar ilerleyen ecdadımız yüreğinin ve bileğinin hakkıyla kazanmıştır.  Şimdi birileri, güneydoğuda Diyarbakır'da, Hakkari'de, Mardin'de, Şırnak'ta buralardaki operasyonalar nedeniyle sürekli istismar.



"YENİ BİR GÜNEYDOĞU İNŞA EDİLECEK"



Osmanlı İnebahtı'nda bir yenilgi yaşamıştır. Kılıç Ali Paşa komutasında. Komutan üzgündü, süzgündü. Fakat Sokullu oradan bir gürledi, "Paşa, paşa; sen bu devleti ne sanırsın? O yelkenlerin direklerini gümüşten, yelkenleri de atlastan yapma suretiyle yolumuza devam ederiz" dedi. Hükümetimiz bütün memurlarını görevlendirdi. Şimdi orada da bütün planlar, projeler yapılıyor altyapısıyla, üstyapısıyla yıkımların olduğu yerler çok daha modern bir şekilde, çok kısa bir zamanda yapılacak ve 4 vilayetimizde tamamen çevre, ilçe tüm düzenlemeler yapılacaktır. Dün Başbakanımız da bu adımları kararlı bir şekilde görüşüyoruz, arazide dolaşıyorlar, yer tespitleri yapılıyor ve o leş kargalarına gerekli cevap düzenlemelerle verilecektir. Yeni bir güneydoğu inşa edilecektir.



Aman ha birliğimizi kaybetmeyelim. Kaybedersek, gerileriz. Bu millet "Edirne'ye Enver gireceğine, Bulgar girsin" diyenleri de gördü. Şimdi de "Rus gelsin, Suriye gelsin" diyenler var. Buradan kalkıp Moskova'ya gidip, Rus Dışişleri Bakanı ile görüşüp YPG'ye, PYD'ye Moskova'da ofis açtıranlar var bu ülkede. Devletimizi bu zor şartlar altında bugünlere getirebildik. Bu parlamento içinde teröre bulaşanlar bedelini ödemelidir. Milletimizin beklentisinin karşılığı verilmelidir. Son 3 yıldır yaşadıklarımızın hiçbiri tesadüfü değildir. Paralel örgüt, bölücü örgüt şu bu... Farklı isimler, farklı yöntemlerle aynı hedef için. Milletimiz bunların gerçek yüzünü gördüğü için hamd olsun hiçbirine prim vermedi.



"ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI DAHA ÖNCE KENDİSİ SÖYLEDİ..."



Kamu kurumlarında görev yapanlar arasında dahi sorunun mahiyetini kavrayamayanlar olduğunu görüyoruz. Kamuoyunda MİT TIR'ları operasyonu olarak bilinen ihanet operasyonuna şahit oldu. Bu saldırının failleri adalete hesap veriyor. Bu meseleyi farklı biçimlerde gündeme getirme çabası içindeler. Bir gazetede aynı oyunda figüranlık yapanlar adalete hesap verme zorunda kaldı. Savcılar harekete geçip tutuklama talbinde bulunmuş, mahkeme tutuklama kararı vermiş. Bu arada Anayasa Mahkemesi Anayasa'yı açıkça hiçe sayarak, kendini mahkeme yerine koymuştur. Yargı süreci bitmemiş, bitmediği halde tutuklu olan bu kişiler hakkında böyle bir karar veriyor. Bu aceleniz ne ya? Ne oldu da bu kadar acele ettiniz? Sayın Başkan bana daha önceleri kendisi söylemiştir, "gerekçeyi hazırlamadan karar açıklamayız" diye. Bu olayı yaşayınca çok üzüldüm, çok kırgınım. O makamda olana dürüstlük yakışır onun için. Anayasa Mahkemesi en fazla hassas olması gerek kurumların başında geliyor. Başkanının da aralarında olduğu bir kısım üyeleriyle birlikte, ülkesi ve milletinin aleyhinde karar almaktan vazgeçmemiştir. Mahkeme de kararında direnebilirdi, diren bakalım; Anayasa Mahkemesi ne yapabilirdi? Bu konunun yargının bağımsızlığıyla uzaktan yakından alakası yoktur. Ben Cumhurbaşkanı olarak vatana ihanet dışında hiçbir suçla suçlanmam. Ben de diyorum ki Anayasa'nın 104'üncü maddesine uy. Bunlar karşısında susarsam milletimin bana itimatına uymamış olurum. Anayasa Mahkemesi'nin kendi varlığı ve meşruyetini tartışmaya açacak bu tür yollara girmez. Biz takdir edilen bir Anayasa Mahkemesi istiyoruz.



"MEVCUT ANAYASADA ISRAR ETMENİN AHLAKİ TARAFI KALMAMIŞTIR"



Bu olay dahi Türkiye'nin yeni anayasaya ihtiyacını ortaya koyuyor. Mevcut anayasada ısrar etmenin ahlaki tarafı kalmamıştır. Meclis'teki manzarayı görüyorsunuz. Anamuhaletin başındaki adam çıkıyor, "diktatör bozuntusu" diyor. Sen nasıl bir siyasetçisin, nasıl böyle bir ifade kullanırsın? Tutturmuşlar, "biz başkanlık istemiyoruz, başkanlık istemiyoruz." Dert başka, bunlar şunu diyor, "Bu millet bizden başkan çıkarmaz" diyor. Dertleri bu. Öteki "O yoksa, ben de olmam" diyor.








Etiketler:   Bu  Millet  Bizden  Başkan  Çıkarmaz    Diyorlar  Dertleri  Bu    haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER