'BİZ BİZE YETMELİYİZ'


'BİZ BİZE YETMELİYİZ'
Tarih : 21 Mayıs 2015, 14:27
Puan Ver : 'biz Bize Yetmeliyiz'(5/10)1


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Biz bize yetmediğimiz durumda bağımsız bir Türkiye'den bahsedemeyiz. Bunun adımlarını atmak durumundayız' dedi.

Türkiye'nin ilk uydu test tesisi TUSAŞ Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test (USET) Merkezi'nin açılış törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkan Vekili Mehmet Çelik, TÜRSAT Genel Müdürü Ensar Gül ve çok sayıda yabancı misyon temsilcisi katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bugün açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi, TUSAŞ'ın gözlem ve haberleşme uydularına yönelik bu stratejik bir altyapıdır. Bu tür tesisler uzay çalışmaları alanında söz sahibi az sayıda ülkede bulunuyor. Türkiye'nin TUSAŞ vasıtasıyla bu tesise sahip olarak uzay çalışmaları konusunda iddia sahibi ülkeler arasına girdiğini artık ifade edebiliriz. Savunma Sanayi Müsteşarlığımız ve TÜRKSAT'ın desteği ile hayata geçirilen bu merkez TUSAŞ tarafından işletilecek. Burada uyduların fırlatma esnasında ve uzayda maruz kalacağı tüm etkilerle ilgili testler yapılabilecek. GÖKTÜRK-1 uydumuz da gerek bu testleri yapılmak üzere Fransa'dan buraya getirildi. Hemen ardından da GÖKTÜRK-3 uydusuyla ve diğer uydularla ilgili çalışmalar başlayacak. Burada diğer ülkelerin uzay ve uydu projeleri için de hizmet verilebilecek' ifadesini kullandı.



'UZAYA İLK ADIM'

'Bu tesis bizim için gerçek anlamda uzaya ilk adım niteliği taşıyor' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

'Türkiye 12 yıldır pek çok alanda hayata geçirilmiş olduğu ilklerinden birini de uzay çalışmaları alanında gerçekleştirmiş oluyor. Tarihte savunma sanayi konusunda aslında çok büyük bir müktesebatı olan bir milletiz. Yani bizi şu anda bulunduğumuz noktada görmeyin. Kendimizi böyle bir noktada görmeyelim. Aslında biz bunları başarmışız. Ama nedense patinajla biz geriye gitmişiz. Kadırgalarımızla denizde, toplarımızla karada destanlar yazdık. İstanbul'un fethi başta olmak üzere pek çok savaşta kendi geliştirdiğimiz ve ürettiğimiz silahlarımızla çok büyük başarılar kazandık. Birinci Dünya Savaşı'na geldiğimizde bu üstünlüklerimizi yitirmiştik, buna rağmen Kurtuluş Savaşımızı çok zor şartlarda ürettiğimiz veya yenilediğimiz silahlarla, cephaneyle kazandık. Cumhuriyetin kuruluşunun hemen ardından Gazi Mustafa Kemal'in talimatı ve desteğiyle başlatılan savunma sanayii hamlesi maalesef 1940'lı yıllardan itibaren akamete uğradı. Kurduğumuz uçak fabrikalarını, geliştirdiğimiz otomobilleri, motor fabrikalarını birer birer kapattık. 1926 yılında kurduğumuz tayyare ve motor Türk şirketi 1939 yılına kadar tam 112 uçak üretti. O dönemin şartlarında bu gerçekten muazzam bir başarıdır. Ama maalesef kapısına 1939 yılında kilit vuruldu. Rahmetle andığımız Nuri Demirağ'ın 1936'da başlattığı girişim 1943'te aynı akıbete uğradı. Şayet bu hamle devam etmiş olsaydı hiç şüphesiz bugün Türkiye dünyanın en önemli uçak üreticilerinden biri olurdu.'



'HEDEF O DIŞA BAĞIMLILIK'

İthalata dayalı bir kalkınma ve savunma sanayi sebebiyle Türkiye'nin Kıbrıs çıkarması dahil pek çok durumda acı tecrübeler yaşamak zorunda kaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

'Elbette Makine Kimya Endüstrisi Kurumu gibi başarılı örnekler de olmakla birlikte Türkiye savunma sanayinde rahmetli Özal'a kadar gerçekten büyük bir gafletin etkisi altında geldi. Arkadaşlarımla hep bunu konuştuk. Dedim ki; artık biz bize yetmek zorundayız. Biz bize yetmediğimiz durumda bağımsız bir Türkiye'den bahsedemeyiz. Bunun adımlarını atmak durumundayız. Dünyanın bir ucundaki de insan biz de insanız. O yapıyorsa biz de yapabiliriz. Yapmamak için hiçbir sebep yok. Ama birileri önümüze bariyeri koyuyor, sonra da bunun üzerinden atla diyor. Biz bunları da atlayacağız, gerekirse bu bariyerleri de kaldıracağız. İşte bu başladı. Şimdi eskiden beyin göçünden endişe ediyorduk, artık bu göç kendi özüne dönüşe başladı. Ülkemiz 2002 yılında savunma sanayii ihtiyaçlarında yüzde 80 dışa bağımlıydı. Bugün bu oran 45'e düştü. Hedefimiz 2023'te dışa bağımlılığını neredeyse yüzde 100'e kaldırarak taşımaktır. Elbette uluslararası şirketlerle ortak projelerimiz olacaktır. Artık dünya bu noktada küçülmüştür. Biz bugün dünyada marka birçok uçakların yedek parçalarını Türkiye'de üretiyoruz ve gönderiyoruz, başta Boeing olmak üzere. Savunma sanayine verdiğimiz desteği artırarak devam ettirmeliyiz.'



'ÇOK BÜYÜK FARKLAR VAR'

Savunma sanayiinde ileri düzeye ulaşmış bu alanın ticari olmanın yanında siyasi ve stratejik güç kaynağı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Paranız da olsa istediğiniz silahları alma imkanına sahip değilsiniz. Niye? Çünkü bunları üreten ülkeler öyle takdir ediyor. Sen bana bağımlı olacaksın diyor. Yeri gelir öyle bir anda yedek parçasını vermez, bütün o ürettiklerin elinde kalır. Bunları biz şuanda yaşadık, yaşıyoruz. Birçok yerde siparişler almışızdır, ama motoru bize verme taahhüdünde bulunduğu halde vermekten vazgeçtiği için biz o ürünümüzü o ülkeye satamamışızdır. Bu tür tehditler içerisinde yaşıyorsunuz. Ben nereye istersem oraya vereceksiniz diyor. Böyle vicdansızlık olur mu? Ama dünya vicdansızlarla dolu. Bunu da bilmemiz lazım. Tamamen siyasi stratejik ve ekonomik çıkar ilişkilerine dayalı kriterler söz konusu. Elbette bizim de kriterlerimiz var ve olacak. Ama bizimkilerle onlarınki arasında çok büyük farklar bulunuyor' diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:

'Biz tüm dost ve kardeş ülkeleri sahip olduğumuz imkanları birlikte kullanma konusunda farklı görmüyoruz. Balkanlar'a baktıkça biz insan görüyoruz. Diğerleri ise bu coğrafyalarda petrol görüyor, doğalgaz görüyor, farkımız bu. Maden görüyor, ürün satılacak pazar görüyor. İşte geçenlerde İstanbul'da yaptığımız savunma sanayii fuarında hareketliliği, canlılığı gördük. TUSAŞ'ın ve diğer sanayi kuruluşlarımızın çalışmalarını bu anlayışla yürüttüklerine inanıyorum.'

Yapılan açılış konuşmalarının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet tesislere geçti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Sağlık Bakanı Müzezzinoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Bilgin tesisin açılışını birlikte gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra tesislerde incelemelerde bulunarak, yetkililerden bilgi aldı.

(İHA)

 






Etiketler:   Biz  Bize  Yetmeliyiz    Ankara  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER