bakanlar kurulu toplantısı

BAKANLAR KURULU TOPLANTISI

Başbakan Binali Yıldırım, "Bir ülkeyi, seçilmiş hükümetini, milli iradesini yok etmeye çalışan bir haşhaşi örgüt mensupları ve onlara direktifler veren başındaki kanaat önderi dedikleri kişinin bütün...

Tarih : 18 Temmuz 2016, 16:28
Puan Ver : Bakanlar Kurulu Toplantısı(8/10)7


Başbakan Binali Yıldırım, "Bir ülkeyi, seçilmiş hükümetini, milli iradesini yok etmeye çalışan bir haşhaşi örgüt mensupları ve onlara direktifler veren başındaki kanaat önderi dedikleri kişinin bütün bu sevk ve idaresine rağmen eğer dostlarımız hala bize 'delil gösterin' diyeceklerse biz orada, kusura bakmasınlar, biraz hayal kırıklığı yaşarız ve burada dostluğumuzun sorgulanması bile gündeme gelebilir.





Başbakan Binali Yıldırım, "Bir ülkeyi, seçilmiş hükümetini, milli iradesini yok etmeye çalışan bir haşhaşi örgüt mensupları ve onlara direktifler veren başındaki kanaat önderi dedikleri kişinin bütün bu sevk ve idaresine rağmen eğer dostlarımız hala bize 'delil gösterin' diyeceklerse biz orada, kusura bakmasınlar, biraz hayal kırıklığı yaşarız ve burada dostluğumuzun sorgulanması bile gündeme gelebilir." dedi.



Başbakan Yıldırım, Çankaya Köşkü'nde yapılan Bakanlar Kurulu toplantısına verilen arada açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.



İçişleri Bakanlığında çeşitli kademelerde görev alan ve Paralel Devlet Yapılanması içerisindeki terör mensupları hakkında, 8 bin 777 kişinin açığa alınma ve görevden uzaklaştırma kararının verildiğini belirten Yıldırım, bunların ilk icrasının halen devam ettiğini bildirdi.



Bu olayın bundan sonraki kısmının da önemli olduğunu vurgulayan Yıldırım, "Gerek hukuki yönden gerek yasal yönden bazı çalışmalar, gerekse idari yönden bazı kararlar süratle alındı, alınıyor ve uygulamaya girecek. Bunu zaman ilerledikçe kamuoyumuzla, milletimizle paylaşmaya devam edeceğiz. Türkiye'nin artık 3. dünya ülkesi görünümünden çıkması, yavrularımızın geleceğinin karartılmasına yol açacak yasa dışı meşru olmayan bu hareketlerin bir daha ülkemizde yaşanmaması için gereken her türlü tedbiri alacağız." diye konuştu.



"Ben buna cevap veremedim"



Başbakan Yıldırım, 12 yaşındaki torununun kendisine, "Dede bunlar bizim askerlerimiz değil mi, niye insanları öldürüyorlar?" sorusunu yönelttiğini belirterek gözyaşlarıyla, "Ben buna cevap veremedim ama cevabı vereceğiz, öyle bir vereceğiz ki bütün dünya görecek." ifadesini kullanı.



Bir gazetecinin, "Fethullah Gülen cemaati dışında bu darbeyi gerçekleştirenlerin içerisinde başka unsurlar, başka güçler ya da herhangi bir devletin arkasında olduğunu düşünüyor musunuz? Sözlerinizde Meclisin hiçbir şekilde uğradığı tahribata karşı tatile girmeyeceğini, tatil edilmeyeceğini anlıyorum. YAŞ toplantısının ertelenmesi söz konusu olabilir mi?" şeklindeki sorularına Yıldırım, "YAŞ toplantısına kısa bir süre kaldı bildiğiniz gibi ama şartlar değerlendiriliyor, bunların hepsini önümüzdeki günlerde kararını verip kamuoyuyla paylaşacağız. Bu kalkışmayı başlatan terör örgütü, Paralel Devlet Yapılanması Fethullah terör örgütü mensuplarıdır. Bu süreçte onlara katılan var mıdır, yok mudur, ne kadar başkalarının dahli vardır, tabii ki Türk adaleti bunu inceden inceye bütün ayrıntılarıyla ele alacak ve gerçeği ortaya çıkaracaktır. Hiçbir şey, hiçbir kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak, bunun bilinmesi lazım. Karanlıkta hiçbir husus bırakılmayacaktır. Bu bizim milletimize borcumuzdur, milletimize karşı en büyük yükümlülüğümüzdür." dedi.



Fethullah Gülen'in iadesi



Yıldırım, "Fethullan Gülen'in iadesi ile ilgili süreç başladı mı? Bu noktada ABD ile temas söz konusu mu? Özellikle 'şartlar yerine getirilirse iade olabilir' şeklinde bir açıklama da oldu ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'den. Bu noktada bir süreç başladı mı, ya da süreç nedir? İdam cezasına ilişkin de, darbecilerin idamla cezalandırılması gibi bir beklenti var, bu noktada hükümetten bir adım beklemeli miyiz?" sorularına şöyle cevap verdi:



"Dostlarımıza teşekkür ettik, demokrasiden yana tutum içerisinde oldukları için teşekkür ettik. Amerika Birleşik Devletleri de bizim dostumuzdur, stratejik ortağımızdır ve birçok konuda güvenlik konusunda, ticaret konusunda derin ilişkilerimiz vardır. Ben Amerika Birleşik Devletleri yöneticilerine diyorum ki, 'bir ülkede demokrasiyi sona erdirmek, yerine ne idüğü belirsiz bir rejim getirmek yani adını bile koyamıyoruz, din adına yapıyorsanız burada din yok, dini değerler yok. Hangi saiklerle yaptırdıkları belli olmayan, hedefleri, amaçları karanlık olan bir küresel tehdit var. Yani delil, belge... Bundan daha iyi delil olur mu? Bir ülkeyi, seçilmiş hükümetini, milli iradesini yok etmeye çalışan bir haşhaşi örgüt mensupları ve onlara direktifler veren başındaki kanaat önderi dedikleri kişinin bütün bu sevk ve idaresine rağmen eğer dostlarımız hala bize 'delil gösterin' diyeceklerse biz orada kusura bakmasınlar biraz hayal kırıklığı yaşarız ve burada dostluğumuzun sorgulanması bile gündeme gelebilir. Her ne kadar her şeye rağmen bütün belgeleri, bütün her şeyi Adalet Bakanlığımız gerekli çalışmaları yapıyor."



İdam cezasının yeniden getirilmesi



İdamla ilgili sokaklarda tezahüratların yapıldığını anımsatan Yıldırım, "Türkiye'nin bir hukuk devleti. Biz hukuk devleti olmakla beraber vatandaşlarımız için siyaset yapıyoruz. Vatandaşlarımızın isteği bizim için bir emirdir ama şu olayın sıcaklığı, heyecanı içerisinde acaleci bir karar vermek doğru değildir ama vatandaşımızın bu talebini de gözardı edemeyiz. Etraflıca Meclisimizde düşünülür, konuşulur, bu bir anayasa değişikliği gerektiren bir husustur. Burada halkın kanaatine gore hareket ederiz. Peşinen reddetmeyiz peşinen de kabul etmemiz şu aşamada çok sağlıklı sonuçlar vermez." değerlendirmesinde bulundu.



"Tehdit oluşturursa gereği yapılacak"



"15 Temmuz'un ardından zaman zaman bazı helikopterlerin ve F16'ların halen uçtuğu yönünde haberler, bilgiler geliyor. Bunlar hava sahasının güvenliğini sağlamak amaçlı sizin kontrolünüzdeki uçuşlar mıdır, yoksa herhangi bir tehlike riski halen devam ediyor mu? Türk Silahlı Kuvvetlerinin envanterinde mühimmat, helikopter, F16 gibi herhangi bir kayıp, eksik söz konusu mu? Aynı zamanda yine askeri açıdan baktığımızda darbe girişimine tekrar teşebbüs edebilecek olası askerlerin kayıp olma durumu var mı?" sorularına Yıldırım, şöyle yanıt verdi:



"Envanterde ilk anlarda hareketlilikten dolayı eksiklikler vardı, şu anda envanterlerde kayda değer bir eksiklik yok. Bunların kontrol dışı harekete geçmelerini önleyecek tedbirler alınmıştır. Gerek kara unsurlarında gerek hava unsurlarında gerekli tedbirler alınmıştır. Burada bir tereddütümüz yok. Buna rağmen tabi büyük bir travma yaşıyoruz milletçe. Herkes bir yerden bir saksı düşse bomba patladı diyor, bu gayet normal. Dolayısıyla çok ciddi ihbarlar geliyor. Ciddi veya ciddi değil, her ihbarı en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz, gerekli tedbirleri alıyoruz. Hiçbir şeyi şansa bırakamayız.



Hava sahamızın güvenliği konusunda bir problem yok. Hava sahamız belirli yerlerde askeri uçuşlara kapalıdır. Yani emir ve talimatlar dışında uçuşlara kapalı olması esastır. İzin istisnadır, yani herhangi bir tanımlayana bir hava aracı, bir cisim gözüktü hemen onunla ilgili hava savunma komutanlığı tedbir alıyor Hemen ilgili savunma komutanlığı hava savunma komutanlığı talimat veriyor, onları kontrol altına alacak uçaklar gönderiliyor ve takip ediliyor, tehdit oluşturursa da gereği yapılacak. Bu şekilde de gece gündüz kontroller devam ediyor."



"Vatandaşlarımızı her türlü provokasyona karşı uyanık olmaya çağırıyoruz"



"Birçok subay göz altına alındı, TSK'da bu subayların yeri nasıl doldurulacak, şöyle bir iddia var emekli subayların kanun çıkarılarak yeniden göreve çağrılacağı şeklinde. Bu yönde bir çalışma var mı? Akın Öztürk ile ilgili Milli Savunma Bakanı'nın 'darbenin içinde mi var, yoksa darbecilere karşı mı oldu, net bir tespitimiz olmadı' şeklinde açıklaması var. Bu konuda bir netlik var mı?

Sokakta provokasyonlar da oluyor. Bunlara karşı önlemler alınacak mı?" sorularına ilişkin olarak da Yıldırım şu değerlendirmelerde bulundu:



"Provokasyon riski her zaman vardır. Her an her kesimden beklenebilir. Bizim de tam uyarımız bu noktadadır. Vatandaşlarımızı her türlü provokasyona karşı uyanık olmaya çağırıyoruz.

Bugün yaşantılarımızın farkını düşünecek zamanımız değil. Bugün kılık kıyafetimizin farkını düşünecek zamanımız değil. Bugün fikirlerimizin farklılığını ön plana çıkaracak gün değil. Bugün bir olma, beraber olma, ülkeye sahip olma günüdür. Onun için özellikle bütün sivil toplum kuruluşlarına, bütün siyasi partilere mensup olan kardeşlerimizden, vatandaşlarımızdan bizim istirhamımız, bir araya gelelim, ayrılıkları, gayrılıkları bırakalım ve ülkemizin, yavrularımızın geleceği için tek Türkiye haykırmasını bütün dünyaya duyuralım. Bunu istiyoruz.



Bahsettiğiniz isimler (Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk) veya başkaları şu anda Türk yargısının elindedir. Ne pozisyondadır, ne değildir, masum mudur yoksa zanlı mıdır? Bunlar yapılan soruşturmalarla ortaya çıkacaktır. Artık bizim görevimiz bu melanete bulaşanları Türk adaletine teslim etmektir. Bu da başarıyla yapılmıştır. Bundan sonrası Türk yargısının yapacağı iştir.



(Emekli subayların kanun çıkarılarak yeniden göreve çağrılacağı iddiası) Böyle bir çalışmamız yoktur. Türkiye Cumhuriyeti ordusuyla, emniyetiyle güçlüdür, her türlü zorluğun üstesinden gelecek imkan ve kabiliyete sahiptir."



Başbakan Yıldırım, vatandaşlara, darbe girişimi karşısında gösterdikleri sağduyu, kararlılık ve cesaret için hükümeti adına teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanımıza, başkomutanımıza işin başından beri milletin iradesine sahip çıkma noktasında gösterdiği dirayetten dolayı şükranlarımı sunuyorum" dedi.








Etiketler: Bakanlar  Kurulu  Toplantısı    haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER